Ah Amerikalılar, herşeyden korkuyorlar. Bir görsen sanırsın her gün Amerikan konsolosluğunu bombalamaya çalışıyoruz. Bugüne kadar en fazla üç beş kere çalışmışızdır halbuki. O kadar da olsun di mi? Bence olmasın, azıcık düzgün protesto edelim.
Amerikan konsolosluğuna vize görüşmesi için gittiğimizde İstanbul’da saat henüz sabahın dördüydü. Otobüs gece hızlı gelmiş olacak ki açık hiç bir yerin olmaması ile kendimizi dışarda bulduk. Yaklaşık yarım saat sonra konsolosluğun önündeki kafe sahibi kumral güzel sesli hanım kafeyi açmasaydı oracıkta Amerikaaa diyerek ölecektik, o kadar yorgundum. Çok şükür dünyanın en pahalı tostu ve çayı ünvanını bir kaç lira ile kaçıran menümüzü yedikten sonra bir bekleyiş sardı.
_ Olm soruları biliyorsun değil mi?
_ Ayıp ettin baktık ya işte sor istersen..
_ E tamam hadi bakalım, why do you want to go America?
_ Ne biliim ben, hoş olur diye düşündüm, Amerika falan ne zaman gideceğim bi daha?
_ Öyle değil ya, ingilizce diyeceksin işte tatil yapayım, no matter how much I earn. Para mevzusunu mutlaka söyle de sonra bu gitti mi gelmez buna vize vermeyim demesin.
_ Tamam bee…
Ne diyordum? Konsolosluk efendim, bir güvenlik var konsoloslukta kemerimi çıkarttım pantolonu soracak diye korktum, bir elim pantolonumda eşyalarımı geri versin nolur diye bekliyorum, gerçi saati, telefonu cart curtu aldılar vermediler ama kemeri aldım çok şükür. Gözünü seveyim Türkiye’nin ne işim var Amerika’da?
Ne işim var Amerika’da?
Bu soruyu kendime oryantasyon için gittiğimiz Konak Atatürk kültür merkezindeki Amerikalı kızları dinlerken sordum. Amerika’da ne yaparsan yap bir şekilde içeri atılma tehliken var. Bu korkunç bir şey. Ergenekon davasına da benzemiyor üstelik, ben alışmışım müzik dinlemeye. Sıkıyosa orda bir de aç sesini. Gevurun özgürlük dediği şey, sabit sistemli bir hayat tarzı. Haydi ben abartıyorum, bu anlatan kızlar ne anlatıyor peki? Onlar da istiyor ki biz oraya gittiğimizde gürültü etmeyelim, ona buna sarmayalım, eğlenmeyelim.
Yemezler efendim. Ben gittiğim yeri istediğim istediğim hale getiririm. Yok gerçekten, o kadar da değil. Eğlenmenin haddi var, heryerin kendine ait kuralları varsa biz de ona göre davranacağız. Nitekim gidip görmekte fayda vardır. Çok okuyan bilse de gezen de ondan aşağıda kalmaz demiş büyüklerimiz.
Velakin anlattıkları şeyler kızların ben de şöyle bir intiba uyandırdı. Amerika da dahil Avrupa’yı da göz önünde alırsak Türkiye’de isteyen herkese istediği kadar özgürlük var. Diğer ülkelerin bizden farkı hakları değil hukukları ve hukuklarına bağlılıkları.
Neyse, sevgiyle kalın.